Yazı Detayı
26 Ocak 2021 - Salı 18:40 Bu yazı 160 kez okundu
 
COVİD 19 ve Ekonomik Krizi
Hami Ramazan ÖZDEMİR
Hami
 
 
COVİD 19 ve Ekonomik Krizi Dünya tarihinin en kötü ekonomik krizini bugünlerde yaşanmak üzere.Hiç kimse bu krizi önceden tahmin edemedi ve nasıl ayakta kalınacağının reçetesi yok!   Bu kriz öyle 2008, hatta 1929 krizi gibi değil. COVİD 19 pandemisi yüzünden ortaya çıkan bu kriz dünya tarihinin en büyük krizi gibi gözüküyor. İşini kaybedenlerin çoğu işsiz kalmaya devam edecekler kısa devre çalışmaları zirveye çıkmış durumda. İflaslar yasaklanmasına rağmen her alanda iflaslar yayılıyor. Bankalar geri dönmeyen borçların altında ezilecekler. Enflasyon, borç ve demografi toparlanma şansını baltalayacak ve piyasa keşmekeşini sosyal kargaşa izleyecek gibi ve piyasa salanıyor. Devletler toz pembe ile ekonomik krizi geçiştirmeye çalışıyorlar ve bunlar sadece bir aldatmaca.  Tahminler bu gelen krizin daha önceden yaşanılanların en kötüsü gibi görünmeye başladı diyorlar. Ama Akıllı ve Bilgili Yatırımcıları bu Covid 19’u bir fırsata çeviriyorlar. Amazon,Tesla, Google, Facebook ve daha niceleri. Zenginliklerine zenginlik kattılar. Ve ilaç sanayi de buradan çok karlı çıkacak. Bu krizin faturası yine zayıf olanlara çıkacak gibi. Bilhassa küçük işletmeler çok etkileniyor. Restoranlar, kafeler, irili ufaklı işletmeler, hizmet, imalat ve turizm gibi sektörlerde çalışanlar olmak üzere birçok kesime ciddi zorluklarlar bekleniyor. Ekonomistler bu krizin faturasının 8,5 trilyon dolar olacağını hesaplıyorsun lar, ve ekonomiler mecburen küçülecek beklentisi hakim. Federal Almanya’da ekonomik durum ise her geçen gün zorlaşıyor. Bir tarafta temel haklar ve özgürlük alalarında kısıtlamalar diğer taraftan ekonomik sıkışmalar. Hükümet oldukça yüksek oranda borçlandı, borçlanıyor ve çok büyük vergi kaybı var, bunları aşmak için 2023’e kadar ekonomiyi kontrol ve disiplin etmeye çalışıyor. Federal hükümet 2021 senesi için korona kurumsal yardım için 37,5 milyar euro planlıyor. Buna ek olarak, korona salgınının sonuçlarına karşı 30 milyar avroluk ek tutarla başa çıkmak için genel hükümler planlanıyor. Almanya’da 2020'de gayri safi yurtiçi hasıla 5,0 düştü fakat araba sanayinde kısmende olsa bir artış gözüküyor. Bütün olumsuz gelişmelere rağmen işgücü piyasası istikrarlıydı. Aralık ayında üretilen araba sayısı 135.000'i aştı ve çok olumlu bir gelişmeydi. Yine kısa çalışanların sayısında düşüş var ve 2021 yılı için kısa çalışma devam edecek gibi gözüküyor. Kısa devre için ödenen para miktarı 24 milyar euroyu geçmiş durumda. Bütün bunlara rağmen Almanya iş piyasasında son 14 yıldan beri devam eden olumlu gelişmeyi durdurdu. Bu kriz en çok geliri düşük olanları vuruyor. Yapılan araştırmalarda parası az olanlar salgından çok daha fazla etkilenen kesim olarak ortaya çıkıyor. Yoksul insanlar toplu taşımaya daha bağımlıdırlar ve kısa süreli çalışma parası ve iş kaybından daha fazla etkileniyorlar. Ekonomik dağlımda eşitsizlik vurgusu öne çıkıyor, adil bir vergi sistemine ihtiyaç var çünkü bu kriz döneminde özellikle büyük işletmelere kolaylık sağlandı, halbuki bu büyük işletmeler çok büyük karlar yaptılar,Gıda sektörü, Kaufland, Aldi,Lidl gibi. Federal İstatistik Ofisi'ne göre, Almanya'daki marketler bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6,9 ​​daha fazla satış yaptı. Almanya’da ekonomik krizden en çok etkilenen ve etkilenecek kesimlerin başında yine bizim insanlarımız olacak çünkü burada yaşayan insanlarımızın geliri oldukça düşük. Türkler arasında sosyal dayanışma geçmişe bakarak zayıf olsada, yinede sosyal dokumuz sağlam. Bu pendemi döneminde bir çok sosyal dayanışma örnekleri yaşadık. Yaşlılara ve geliri düşük olanların evlerine yemek servisi. Psikolojik destek... Kurumların ev ziyaretleri gibi bir çok hizmet yerine getirildi. Fakat eğitim alanında zayıf kalınıldı. Burada ön büyük görev sivil toplum kuruluşlarına düşüyor. Bir çok insanımız sahip çıkılmayı bekliyor, Alman sosyal kurumları yardım yapıyor fakat bunların yardımı yeterli değil. Tafel derneklerinin sayısında müthiş artış var ve buradan yardım alanların sayısı çok artmış durumda. Bilhassa göçmenler buralardan çok yardım alıyorlar. Camilerimiz bu konuda bir adım atabilirler geçmişte mültecilere yapılan yardımlar gibi. Kurumlarımızı gelecek krizlere karşı hazırlamalıyız her şeyi devleten beklemeyelim. Devlet daha çok maddi yardım veriyor, bizim insanlarımızın aynı zamanda psikolojik ve insani yardıma ihtiyaçları var. Kanaatimce Eğitim ve kültür kampanyası başlatılmalıdır, derneklerde ve camilerde raflarda bir sürü dini,hikaye,roman gibi kitaplar bulunmaktadır bunları insanlarımızın evlerine bedava dağıtılmalıdır bilhassa bu zorlu günlerde çok ihtiyacımızı görür. Zaten evden başka gidilecek bir yerimiz yok. İnsanlarımızı eğitim ve kültürel manada desteklenmiş olur. Bu konuda tedbirleri almak durumundayız. Gelecekte insanlarımızın üzerinde kalıcı hasarlar bırakmaması için sosyal dayanışmayı artırmalıyız. Ramazan Özdemir
 
Etiketler: COVİD, 19, ve, Ekonomik, Krizi,
Yorumlar
Haber Yazılımı