Haber Detayı
26 Eylül 2020 - Cumartesi 18:06 Bu haber 2044 kez okundu
 
PROF SOSYAL MEDYADA YAZDI AKSARAY AYAKLANDI SONRA ÇARKETTİ
Sosyal medya hesabından kılıçaslan ve somuncu baba hakkında Aksarayı aşağılayıcı iftira boyutunda paylaşım yapan profösere karşı Aksaray ayaklandı Yeşil Doğa Derneği Mahkemeye veriyor
- Haberi
PROF SOSYAL MEDYADA YAZDI AKSARAY AYAKLANDI SONRA ÇARKETTİ

Sosyal medya hesabından kılıçaslan ve somuncu baba hakkında Aksarayı aşağılayıcı iftira boyutunda paylaşım yapan profösere karşı Aksaray ayaklandı  Daha sonra gelen tepkiler üzerine sayfasından yazıları kaldıran prof hesabının çalındığını söyleyerek geçiştirdi Aksaray  halkı özür beklediği profesör  Ali İlseven için Yeşil Doğa Derneği konuyu yargıya taşımaya hazırlanıyor 

kONUNUN UZMANI OLAN VE sOMUNCU BABA AŞKIN SIRRI  KİTABININ YAZARI VE SENARİST MAHMUT ULU Kamuoyunun Dikkatine! DİYEREK AÇIKLAMA İLE TEPKİ GÖSTERDİ

Birkaç gün önce bir sosyal medya kullanıcısının Aksaray ve Aksaray’ın değerleri ile ilgili şaşkınlık oluşturan ve mesnetsiz iddiaları tarafıma pek çok kişi tarafından ulaştırıldı. Konu, Somuncu Baba’nın kabrinin Aksaray’da olmayışı iddiası ve bu iddia üzerinden Aksaray’a hakaret içerikli paylaşımdır. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki alanın uzmanı olmayan birinin konuyla ilgili açıklama yapması oldukça çirkindir. Öte yandan bir Allah dostunun pek çok şehir veya yöre tarafından benimsenmesi, kabul görmesi birilerini neden rahatsız eder, anlamak mümkün değildir.

Şu hususu peşinen belirtmeliyim ki Somuncu Baba’nın mezarı üzerinden bir tartışma yapmak veya bu konu üzerinden kendine pay çıkarmak ahlaksızlığın ötesindedir. Kendisini “Diriyiz daim ölmeyiz.” sözleriyle anlatan bir zât-ı kibârı herhangi bir mekâna hapsetmek kimsenin hakkı ve haddi değildir. Hz. Mevlana’nın “Bizim kabrimiz sevenlerimizin kalpleridir.” deyişi ve Yunus Emre’nin “Ölen beden imiş, âşıklar ölmez.” sözü Allah dostlarının gerçek mekânlarının sevgi, muhabbet ve kalpler olduğunun en açık göstergesidir.

Ancak her ne kadar Allah dostlarını bir mekâna hapsetmek doğru olmasa da tarih, tabakat ve belgelerdeki hakikati de göz ardı etmemiz mümkün değildir. Şu iddialı ifadeyi en başta belirtmekten beis duymadığımı söylemek isterim. Tarih ve tabakat kitaplarında ve dahi belgelerde sabittir ki Somuncu Baba hazretlerine en yakın kaynaktan başlamak üzere (vefatından 66 yıl sonra) İSTİSNASIZ, BİLA KAYD-U ŞART bütün tarih ve tabakat kitapları Somuncu Baba’nın mezarının Aksaray’da olduğu konusunda hemfikirdir.

Bir Somuncu Baba aşığı olarak ve bu konuda çalışmalar yapmış biri olarak bu yazımda Somuncu Baba’nın hayatını uzun uzadıya her yönüyle ele almayacağım. Zira hem konu bu değil hem de uzatıp maksadın hasıl olmamasını istemem. Kısaca hazretin hayatına temas ettikten sonra kabrine dair kaynakları ve kaynakların naklettiklerinden bir kısmını kamuoyunun nazar-ı dikkatine sunacağım.Zira fazlasıyla yeteri olacaktır. Hazretin kabrinin Darende’de olduğu iddialarına ise hiç girmeyeceğim. Çünkü 1900’lü yıllarda yazılmış bir tabakat kitabındaki alelade bir iddiadan öte hiçbir delil ve kaynak yoktur. Akgündüz hoca’nın iddialarına ise İsmail Erol Erünsal hoca gerekli ve yeterli cevabı ilmi bir üslupla zaten vermiştir. (Konuyla ilgilenenler Erünsal hocanın dipnottaki kitaplarına müracaat edebilir.)

Somuncu Baba, Kayseri’nin Akçakaya Köyü’nde dünyaya gelmiştir.[1] Kaynakların ekserisi onun doğum yeri olarak Kayseri’yi gösterse de Pir Ali Aksarayî’nin müritlerinden Abdurrahman el Askeri bu bilgiyi paylaşmaz. Askerî, Mir’âtü’l-Işk isimli eserinde Aksaray’da doğduğunu yazmaktadır.[2] Şinasi Çoruh ise doğum yeri konusunda bahsi geçen isimlerden ve kaynaklardan farklı olarak doğum yeri olarak İran’ın Güney Azerbaycan bölgesindeki Hoy şehrini göstermektedir.[3]

Somuncu Baba adıyla tanınan Şeyh HamîdüddînAksarâyî’nin adıyla ilgili Kemal Ümmi[4] bir mersiyesinde “Abdullah idi ismi, bu idi adet ü resmi/ Kîhergiz düzmedi cismi, o cânınmûteber kıldı.” şeklinde bahsederek adının Abdullah olduğunu[5] zikretse de belgelerin bir kısmında Şeyh Hamîd -i Velî, bir kısmında da Şeyh Hâmidüddin-i Velî olarak geçmektedir. Ancak, gerek tabakat kitapları gerekse diğer belgelerde geçen Hâmid-i Kayserî, Hamîdüddîn-i ibn-i Musa, Şeyh EbulHamîdeddin-i Aksarayî, Hamîdİbni Musa, Ebu Hamîd-i Velî, Şeyh Hamîd-i Velî, Hamîd-i Aksarayî, Hamîdüddîn-i Aksarayî, Ebu HamîdAksarayî, Hamîdüddîn bin Musa, Somuncu Baba, Ekmekçi Koca isimlerinin tamamı ve EbûHamîd kün­yesi de Somuncu Baba’ya aittir.[6]

Buraya kadar kısaca bilgi verdikten sonra şimdi kabrine dair neler söylenmiş onlara geçebiliriz.

Geride, tasavvuf lisanıyla yazılmış Şerhi Hadîs-i Erbaîn,[7] Zikir Risâlesi,[8]Silâhü’l-Mürîdîn gibi üç eser[9] bırakan Somuncu Baba, Aksaray’da vefat etmiştir.[10]Kemal Ümmi (ö. 1475) bir mersiyesinde Somuncu Baba’nın vefatıyla ilgili tarihe şu beyitte yer verir:

Nebinin hicretinden bil sekiz yüz on beşinci yıl

Berat düninde ol fazıl bu menzilden sefer kıldı.[11]

Mersiyede Somuncu Baba’nın vefat tarihinin 15 Şaban 815 olduğu anlaşılmaktadır. Aynı tarihi Hüseyin Vassaf da Sefine’de “Tâc-ı ârifîn: (¿rjçk) terkibi târîh-i intikâlleri olan 815/(1412)’i iş’âr eder.” diyerek zikretmektedir.[12] Hacı Bayram-ı Velî soyundan gelen Fuat Bayramoğlu, “Hacı Bayram-ı Velî Yaşamı, Soyu” adlı eserinde pir’in vefatını aynı şekilde 15 Şaban 815 olarak vermekte, hatta detaylandırarak 20 Eylül 1412 tarihini zik­retmektedir.[13] Ancak günümüz Miladi-Hicri Takvim dönüştürücülerle hesaplandığında bahsi geçen hicri tarihin miladi takvim karşılığı olarak 20 Kasım 1412 tarihi karşımıza çıkmaktadır.

Somuncu Baba’nın kabri Aksaray’da bulunmaktadır.[14] Nitekim Miratü’l-Işk yazarı Askeri’nin belirttiğine göre kabir şehrin üzerinde olan kızıl tepenin üstündedir. Şehre havale olan kümbentlerdedir.[15] Somuncu Baba’nın mezarı bu gün açıktır ki Aksaray Ervah Kabristanında şehrin yüksekçe bir yerinde ve kızılca bir tepenin göğsündedir.

Evliya Çelebi seyahatnamesinde Aksaray ziyareti başlığı altında öncelikle Ervah Kabristanından bahsettikten sonra Somuncu Baba’nın mezarına ilişkin şu bilgileri vermektedir: “Evvela Dar-ı Ervah (Ruhlar evi) adlı ruhani mekânda 7.000 seçkin büyük evliyaların yattığı tevatürle sabittir. Zira nice bin kere Kadir gecelerinde, Mirac-ı Neb1 gecesinde ve diğer mübarek gecelerde ilahı nur indiği açık seçik görülmüştür. Bu kabristanda öyle ruhaniyet var ki kedere gömülmüş bir adam bu mezarlığa gelip ziyaret eftiği an sıkıntılarından o an kurtulup şen ve neşeli olur. Bu asitanede gömülü olanlardan evvela, Şeyh Hamîd -i Velî mezarlıktaki ruhların serçeşmesidir. Üstü açık yüksek bir türbede yatmaktadır ki seçkin ve halk herkesin ziyaret yeridir, ama genellikle saralı kimseler ziyaret ederler.”[16]

Aksaray Kadılarından Hasan Rızâyî el-Aksarâyî 19 Recep 1056 h. (31 Ağustos 1646m) yılında, Denizli’de kadı iken ve Somuncu Baba Hazretlerinin vefatına oldukça yakın bir dö­nemde yazdığı “Nüzhetü’l-Ebrar el-Muttali’ li Esrar-i’lĞaffar” isimli eserinde konuyla ilgili şu açıklamalara yer vermektedir: “Aksaray’ın meşayihinden, Kutbü’lAktab Şeyh HamîdüddînKayserî, Aksaray Beldesi’nde medfundur...”[17]

Tabakat kitaplarının en erken tarihlisi olan Molla Câmi’ninNefehât adlı eseri (Lamii Çelebi Tercümesi), Taşköprüzâde’nin Eş- Şakâık’unNu’mâniyye adlı eseri, Abdurrahman El-Askarî’ninMir’atülIşk adlı eseri, Mecdî Efendi’nin Tercümesi, Kâtip Çelebi’nin Süllem’ülVusûl illa Tabakât’il- Fuhul adlı eseri, Sarı Abdullah Efendi’nin Semerat’ülFuad’ı, Lâmi’ninNefehat tercümesi, Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi, İsmail Hakkı Bursevî’nin Silsile-i Celvetiyye’si, Harîrîzâde’ninTıbyan’ı, Hoca Sadeddin’inTâcü’t-tevarih’i, İ.H. Konyalı’nın Aksaray Tarihi, son dönem tabakat kitaplarından Hüseyin Vassâf’ın Sefine-i Evliyâ adlı eseri ile muasır araştır­macılar Somuncu Baba’nın hacdan döndükten sonra ömrünün sonuna kadar Aksaray’da kaldığını ve Aksaray’da vefat ederek yine buraya defnolunduğunu söylemektedir. Bu eserlerin yanında Âli, Künh’ül-Ahbâr adlı eserinde, Somuncu Baba’nın Bursa’dan Aksaray’a gittiğini ifade etmektedir. Bursalı İsmail Hakkı da Silsile-i Tarîk-i Celvetî adlı eserinde Somuncu Baba’nın Aksaray’da ihtifâ ettiğini yazmaktadır.

Sonuç itibariyle tabâkat ve tarih kitaplarının tamamından ve Osmanlı arşiv belgelerinin ekserisinden Somuncu Baba’nın Aksaray’da medfûn olduğu anlaşılmaktadır. Günümüz ilim insanlarından İsmail E. Erünsal, Haşim Şahin, Ekrem Hakkı Ayverdi, Hasan Kamil Yılmaz, Mefail Hızlı, Ethem Cebecioğlu vd. Somuncu Baba’nın kabrinin Aksaray’da olduğu konusunda hemfikir­dir.

 

 

Mahmut ULU

İlahiyatçı- Yazar

 

 

 

[1]TaşköprîzâdeİsâmuddinEbu’l- Hayr Ahmed Efendi, eş- Şakâiku’n-Nu’mâniyye fî ulemâi’d- Devleti’l- Osmâniyye, Lidâr’alKitâbu’l- Arabî, Beyrut, 1975, s. 35; Sarı Abdullah Efendi, Semeratü’l-Fuad, Çev.:Yakub Kenan Necef Zade, Neşriyat Yurdu, İstanbul, 1967, s. 248; Molla Cami, Nefahatü’l-ÜnsMinHadarati’l-Kuds, Çev.: Lamii Çelebi, Sad.: Abdulkadir Çiçek, Huzur Yayınevi, İstanbul, 2016, s. 884; Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü’t- Tevârih, Haz.: İsmet Parmaksızoğlu, Cilt: 2, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1979, S. 43; Bursalı Mehmet Tahir Efendi, Osmanlı Müellifleri, , Sad.: A. Fikri Yavuz- İsmail Özen, Meral Yayınları, İstanbul, ?, I. Cilt, s. 103; Uzunçarşılı, Osmanlı Tarihi, cilt 1, s. 472;  Osmanzâde Hüseyin Vassaf, Sefine-i Evliyâ, Haz.: Mehmet Akkuş - Ali Yılmaz, Kitabevi Yayınları, İstanbul, 2006, cilt. 2, s. 433; Mustafa Tatçı, Gönül Çocuğunu Aşk Fırınında Pişiren Bir Halveti Somuncu Baba, Uluslararası Hacı Bayram-ı Velî Sempozyumu, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara, 2012, s. 248; Mustafa Tatçı, İbrahim Has’ın Tezkiresinde Somuncu Baba ile İlgili Yeni Bilgiler, Somuncu Baba ve Kültür Çevresi Uluslararası Bildiri Kitabı, Aksaray Belediyesi Yayınları, Ankara 2012, s. 248; Mustafa Güneş, Menâkıb-ı Akşemseddin’de Somuncu Baba ve Hacı Bayram-ı Velî, Somuncu Baba ve Kültür Çevresi Uluslararası Bildiri Kitabı, Aksaray Belediyesi Yayınları, Ankara 2012, s. 272.

[2]Abdurrahman el-Askerî, Mir’âtü’l-Işk, Haz.: İsmail E. Erünsal, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2003, s. 103,104.

[3] Şinasi Çoruh, Emir Sultan, Tercüman 1001 Temel Eser, Tercüman Gazetesi Yayınları, İstanbul, ?, s. 111.

[4] Kemal Ümmî hayatı için bkz.: İsmail Ünver, Kemal Ümmî, DİA, Ankara, 2002, cilt. 25, ss. 229-230.

[5] Haşim Şahin, Dervişler ve Sufi Çevreler, Kitap Yayınevi, 2. Baskı, İstanbul, 2017, s. 92.

[6] Bursalı, a.g.e., s. 103; Sarı Abdullah Efendi, a.g.e., s. 248; Hoca Sadeddin Efendi, Tâcü’t- Tevârih, Haz.: İsmet Parmaksızoğlu, Cilt: 2, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1979, s. 43; Lamii, a.g.e., s885; Taşköprülüzâde, Osmanlı Bilginleri, çev.. Muharrem Tan, İz Yayıncılık, İstanbul 2007, s. 67; Çoruh, a.g.e., s. 112.Mahmut Ulu, Şeyh Hamîd i Velî Somuncu Baba Hayatı ve Eserleri, 4. Baskı, Aksaray Belediyesi Kültür Yayınları, Konya, 2016, s. 17; Ahmed Akgündüz, Arşiv Belgeleri Işığında Somuncu Baba ve Nesebi Alisi, Osmanlı Araştırmaları Vakfı Yayınları, İstanbul 2009, s.30; Güneş, Menâkıb-ı Akşemseddin’de Somuncu Baba ve Hacı Bayram-ı Velî, s. 273.

[7] Bursalı Mehmet Tahir Efendi, a.g.e., s. 103; Selahattin Yıldırım, Osmanlı’da Kırk Hadis Çalışmaları, Darulhadis Yayınları, İstanbul, 2000, s. 45; Vassaf, Sefine-i Evliyâ, Cilt 2, s. 434; Şeyh Hamid-i Velî, Hadis-i Erbaîn (Tuhfetü'l-Ihvan), Kırk Seçme Hadis-i Şerif, Meali-İzahı, (çev. M. ŞeyhmusAlkoç), İstanbul, 1977; Enbiya Yıldırım, Hamîd -i Velî’nin Kırk Hadis Şerhi, Dicle Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, cilt VIII, sayı 2, Diyarbakır, 2006, ss. 137-166;

[8] Somuncu Baba, Zikir Risâlesi, Tercüme: Mustafa Özcan, Pamuk Ofset, İstanbul, 2011, s.13.

[9] Akgündüz, a.g.e., s. 75, 79, 83; Şahin, Somuncu Baba, DİA, s. 378; Hızlı, a.g.m., s. 269.

[10] Sarı Abdullah Efendi, a.g.e., s. 252; Taşköprüzade, Osmanlı Bilginleri, çev.: Muharrem Tan, s. 67; Lamii Çelebi, Nefehat’l-Üns Tercümesi, s. 885; Vassaf, a.g.e., s. 434; Hoca sadettin, a.g.e., s. 43; Askeri, Mir’âtü’l-Işk, Haz. İsmail E. Erünsal, s. 203; Namık Musalı, Rus Şarkiyatçısı V.A. Gordlevsky’nin Araştırmalarında Anadolu’nun İnanç Hayatı ve Somuncu Baba, Somuncu Baba Kültür Çevresi Uluslararası Sempozyum Bildiri Kitabı, Ed.: Ali Çavuşoğlu, Aksaray Belediyesi Yayınları, 2011, s. 168.

[11] Ulu, Şeyh Hamîd i Velî Hayatı ve Eserleri, s. 51.,Cunbur, a.g.m., s. 105; İsmail Erol Erünsal, Somuncu Baba, Ekrem Hakkı Ayverdi Hatıra Kitabı, s. 306.

[12]Vassaf, Sefine-i Evliyâ, Cilt 2, s. 434.

[13] Fuat Bayramoğlu, Hacı Bayramı Velî, Yaşamı Soyu Vakfı, Cilt I, s. 22;

[14] Tatçı, İbrahim Has’ın Tezkiresinde Somuncu Baba ile İlgili Yeni Bilgiler, s. 248; Güneş, Menâkıb-ı Akşemseddin’de Somuncu Baba ve Hacı Bayram-ı Velî, s. 271, 274.

[15] Askeri, Mir’âtü’l-Işk, Haz. İsmail E. Erünsal, s. 204; İsmail Erol Erünsal, Somuncu Baba, Ekrem Hakkı Ayverdi Hatıra Kitabı,  s. 307.

[16] Evliya Çelebi, Seyehatname, Haz.: Seyit Ali Kahraman- Yücel Dağlı, 3. Cilt, 1. Kitap, s. 262.

[17] Hasan Rızâyî el-Aksarâyî, Nüzhetü’l-Ebrar el-Muttali’ li Esrar-i’lĞaffar, Hz. Hasan Uçan, Mustafa Şen, Aksaray Valiliği Kültür Yayınları, Aksaray, 2017, s. 25.

Kaynak: Editör:
Etiketler: PROF, SOSYAL, MEDYADA, YAZDI, AKSARAY, AYAKLANDI, SONRA, ÇARKETTİ, ,
Diğer Fotoğraflar
Diğer fotoğrafları büyük görüntülemek için üzerini tıklayın.
PROF SOSYAL MEDYADA YAZDI AKSARAY AYAKLANDI SONRA ÇARKETTİ
PROF SOSYAL MEDYADA YAZDI AKSARAY AYAKLANDI SONRA ÇARKETTİ
Yorumlar
Haber Yazılımı